9 Ocak 2008
Richard Branson

İpek Cem'in Dünyayı Yönetenler'deki program konuğu, İngiltere'nin ve dünyanın en güçlü şirketlerinden Virgin Şirketler Grubu'nun kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Richard Branson. Kimilerinin "Çılgın İşadamı", kimilerinin muhteşem pazarlamacı olarak nitelendirdiği Branson, 16 yaşında başlayan iş hayatını, çevreci fikirlerini, Virgin şirketinin geleceğini anlattı.

İpek Cem: Bugünkü konuğum, Virgin Şirketler Grubunun Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Sir Richard Branson. Programımıza hoş geldiniz.

 

Richard Branson: Teşekkürler.

 

İpek Cem: Bütün dünyada, büyük bir girişimci ve çok başarılı bir iş adamı olarak tanınıyorsunuz. Ayrıca AIDS, küresel ısınma gibi çeşitli konularda bir aktivist olarak tanınıyorsunuz.. Daha öğrencilik yıllarınızda bile bir aktivistmişsiniz. Bu iki farklı özelliği, iş adamlığı ile aktivistliği nasıl birleştiriyorsunuz?

 

Richard Branson: Öncelikle ben kendimi hiç bir zaman bir iş adamı olarak görmedim.

16 yaşında bir dergi çıkarmak isteyerek işe başladım. Dergimle bir fark yaratmak istiyordum ama derginin ayakta kalması için dağıtımı, satışları ve reklamları da düşünmek zorundaydım. Bu yüzden neredeyse yanlışlıkla işadamı olmak zorunda kaldım. Yıllar geçtikçe, bazı şeyler farkettim, mesela kötü yönetilen havayollarını gördüm ve bir havayolu şirketi kurmaya karar verdim; veya kötü yönetilen demiryolu şirketlerine rastgeldim ve bir demiryolu şirketi kurarak daha iyisini yapmaya karar verdik. Bir şeyleri iyileştirebileceğimizi düşündüğümüz birçok farklı alana girdik. İşin ticari kısmı da vardı: Maaşları ödeyebilmek için iş adamı olmanız gerekiyor. Ama benim ilk düşüncem bir iş kurmak değildi.

Bir aktivist olarak, tabii ki fark yaratabileceğimi düşündüğüm bir konumdayım ve belli konularda güçlü duygularım var. Örneğin günümüzdeki savaşlar konusunda... insanların bir daha savaş başlatmaması gerektiğini bilecek kadar zeki olmalıyız. Savaşların artık geçmişte kalmasını sağlamak için bizden yaşlılarla mücadele edeceğiz. İnsanların AIDS, sıtma, tüberküloz veya dizanteriden ölmesi için hiçbir neden yok. Hep birlikte çalışarak hastalıkların geçmişte kalmasını sağlamalıyız. Küresel ısınma da torunlarımızın hayatlarını mahvedecek bir şey olmamalı. Bunun olmaması için hep birlikte ve çok sıkı bir şekilde çalışmalıyız.

 

İpek Cem: Bir süre önce atmosferdeki karbon gazını azaltmanın bir yolunu bulana 25 milyon dolar ödül vereceğinizi açıkladınız. Bu ödülü kazanacak kişinin buluşuyla ilgili umudunuz nedir? Başarılı olacak büyük fikirler ve teknolojiler var mı sizce?

 

Richard Branson: Bazı isimler var. Ozon tabakasındaki deliği keşfeden ve Gaia kuramını yazan ünlü bilim adamı James Lovelock, atmosferde zaten mevcut bulunan karbon miktarının eninde sonunda insanoğlunu yok edeceğini düşünüyor. Böyle düşünenler azınlıkta olsalar da, doğru düşündüklerini kabul edelim. Bu yüzden insanlığı kurtarmanın tek yolu, dünya atmosferinden karbon gazını çıkarmanın bir yolunu bulmak olacaktır. Biz de bu nedenle ortaya bu ödülü koyduk. Şimdiye kadar çok sayıda başvuru geldi. Cambridge Üniversitesi bu başvuruları inceliyor. Bence önemli olan, insanların sadece bu ödülü kazanacak kişiye güvenmemesidir. Asıl önemli olan, otomobillerimizde, uçaklarımızda ve trenlerimizde kullanabileceğimiz, elektrik santrallerinde kullanabileceğimiz ve çevreye zarar vermeyen yakıtların keşfedilmesidir. Bu yakıtları keşfedebilirsek, bu, iş dünyası için de yararlı olacak, çünkü böylece petrolde Ortadoğu'ya bağımlı olmaktan kurtulacağız; petrol fiyatları yeniden düşecek ve temiz bir dünyada yaşayacağız.

 

İpek Cem: Virgin markasını ele aldığımızda, bu marka İngiltere'nin en iyi tanınan markası. Dünyada da çok iyi tanınan bir marka. İlk akla gelen iş alanlarınız arasında havayolları, müzik, büyük mağazalar var. Havayolu sektöründe kullanılabilecek daha temiz bir yakıttan söz ettiniz. Havayolu şirketinizin ABD'ye açıldığını ve başka rotalara da açılabileceğini biliyoruz. Yeni ve temiz bir yakıtın devreye girmesinin olasılığı ve zamanlaması nedir?

 

Richard Branson: Bir şirketler grubu olarak, havayolu şirketimizden elde ettiğimiz bütün kârı temiz yakıt türleri bulmak için harcayacağımızı söylemiştik. Bu da önümüzdeki on yıl için üç milyar dolara kadar çıkabilecek bir rakam demek. Temiz bir yakıt geliştirmek için büyük bir yatırım yapıyoruz. Önümüzdeki yıl, ilk defa olarak, bir 747'yi kısmen "temiz yakıt"la uçuracağız. Yakıtın %20 - %25'i temiz yakıt olacak.

 

İpek Cem: Bu uçak, yolcu taşıyacak mı?

 

Richard Branson: İlk uçuşta yolcumuz olmayacak. Bu yakıt, yerde jet motorlarında test edilecek... ve biz bunun başarılı olacağına inanıyoruz. Testlere başladık bile. Bir jet motorunu temiz yakıtla uçurabileceğimizi varsayarsak, o zaman kolayca yeniden üretilebilecek bir temiz yakıt bulup bulamayacağımızı araştırmalıyız. Bu konuda kuşkular var ama ben umutluyum.

 

İpek Cem: Umarız başarılı olursunuz.

 

Richard Branson: Teşekkürler.

 

İpek Cem: "Richard Branson" denildiğinde, akla birçok sıfat geliyor. Bazıları "çılgın işadamı" diyor. Bazıları "muhteşem bir pazarlamacı" diyor; bazıları da "iş dünyasının dahisi" diyor. Kimi de "iş dünyası devi" olarak adlandırıyor. Ben bunu biraz eğlenceli buluyorum, çünkü siz aslında dev bir şirket patronu gibi davranmıyorsunuz. Girişimcilik ve iş dünyasında başarı söz konusu olduğunda birçok insan başarının sihirli formülünü arıyor. Siz tek bir formül olmadığını ve herkesin kendi formülünü bulması gerektiğini söylüyorsunuz. Sizce, sizin başarınıza katkıda bulunan şeyler neler?

 

Richard Branson: Bence, bir lider için en önemli şey, gerçek bir lider olmaktır. Lider, insanları motive etmekte gerçekten iyi olan, insanları seven, insanların içindeki iyiyi arayan, insanları takdir eden, motive ettiği insanları çevresinde toplayan bir kişidir. Gerçekten iyi bir işadamı olmak için iyi bir lider olmanız gerektiğini düşünüyorum.

Bence, çevrenizdeki insanlara yaptığınız işe inanmaları için ilham vermelisiniz. Dünyada gerçek bir fark yaratacak ve birlikte çalıştığınız insanların inanacağı ve bunu gerçekleştirmek için gece-gündüz çalışacakları bir şey yaratmalısınız. İnsanların hayatında gerçekten bir fark yaratıyorsanız, o zaman birlikte çalıştığınız insanlar gece-gündüz çalışacaktır. Böylece işinizde başarıya ulaşırsınız.

 

İpek Cem: Biyografinizi okurken, sık sık ideallerden ve işe koşulsuz bağlanmaktan söz ettiğinizi gördüm. Tabii ki hayatınızda sadece başarılar değil bazı başarısızlıklar da olmuştur. Bir şeyi merak ediyorum: Sizin işinizin yeni ufukları neler? Bugün sizi en çok hangi işler heyecanlandırıyor?

 

Richard Branson: Saf "heyecan"dan söz ediyorsanız benim için en heyecan verici şey, uzay yolculuğu olacaktır. Bunu söylerken bile inanamıyorum ama uzay gemileri...

 

İpek Cem: Virgin Galactic Havayolları'ndan söz ediyorsunuz.

 

Richard Branson: Evet... İnsanları uzaya göndermek için beş uzay gemisi ve iki ana gemi inşa ediyoruz. İki yıl içinde uzaya düzenli olarak insan gönderebileceğimizi umuyoruz. Böylece insanlar uzayı keşfedebilecek.

Buradan hareketle, teknolojinin insanları örneğin Türkiye'den Los Angeles'a veya Türkiye'den Sidney'ye yarım saatte ulaştıracak uçaklar veya uzay gemileri inşa etmemize olanak tanımasını umuyoruz. Bu yeni uçaklar insanları atmosferin dışına taşıyacak ve sonra tekrar yeryüzüne indirecek.

Zamanla uzayda oteller kurmayı da umuyoruz. Belki benim çocuklarımın zamanında başka bir galakside yerleşimler kurulmaya başlanır. Bu, gerçekten heyecan verici bir proje. Daha uygulanabilir düzeyde olan projelerimiz de var. Virgin Grubunda heyecan verici birçok şey oluyor. Temiz yakıtlar bulmaya çalışarak çevreyi korumak için çabalıyoruz. Bu, çok da heyecan verici bir iş gibi görünmeyebilir ama başarıya ulaşabilirsek çok önemli bir iş yapmış olacağız.

 

İpek Cem: Az önce Türkiye'den söz ettiniz. Türkiye heyecan verici bir pazar, dikkatleri üzerine çeken ve yabancı yatırımların sürekli arttığı bir ülke. Virgin Şirketler Grubu olarak dünyanın farklı yerlerinde 20'den fazla ülkede faaliyet gösteriyorsunuz. Türkiye pazarına girmeyi düşünüyor musunuz? Burada sunacağınız ürünler veya hizmetler ne olabilir?

 

Richard Branson: Bugün buraya gelip bir konuşma yapmamın nedenlerinden biri, Afrika'da önemli çalışmalar yapan bir yardım kuruluşu için para toplamaktı.

 

İpek Cem: Evet.

 

Richard Branson: Burada bulunmamın bir başka nedeni de Türkiye hakkında ve Türkiye pazarı hakkında daha fazla bilgi edinmekti. Virgin markasını Türkiye'ye getirmek için bizimle birlikte çalışmak isteyen işadamlarıyla toplantılar yaptım. Türkiye'ye gelme konusunda yavaş hareket ediyoruz. İngiltere, Amerika ve Fransa'da çok aktifiz bildiğiniz gibi. Ama şu anda Türkiye'de çok iyi iş yapabilecek birkaç iş kolumuz olduğunu düşünüyorum. Umarım önümüzdeki iki-üç yıl içinde Virgin markası Türkiye'de yerleşmiş olacak.

 

İpek Cem: Hangi alanları düşünüyorsunuz? Söyleyebilir misiniz?

 

Richard Branson: Uluslararası alanda büyük başarılar kazandığımız bir dizi farklı alanın Türkiye'de de iyi iş yapacağını düşünüyorum. Müzik sektöründe büyük başarı elde ettik. Cep telefonu sektöründe aynı şekilde. Mali hizmetler sektöründe de büyük başarı elde ettik. Türkiye'de bu üç sektörü kesinlikle incelememiz gerektiğini düşünüyorum. Bir de belki sağlık kulüpleri ve öteki iş kollarımızdan birkaçı daha olabilir.

 

İpek Cem: Kariyeriniz boyunca, geleneksel yolların dışına çıkma isteğine sahip biri oldunuz ve kurulu düzenle mücadeleye girmekten, asi davranmaktan çekinmediniz. British Airways'in karşısına rakip olarak çıkmaktan korkmadınız ve şimdi ABD havayolu sektörüne giriyorsunuz. Kendine özgü ve yerleşik bir pazar olan Amerikan pazarına girmeye korkmadınız. Aradan geçen zamanla ve yaşınızın ilerlemesiyle birlikte bu isteğinizde bir azalma oldu mu yoksa aynı şekilde devam ediyor mu?

 

Richard Branson: Herhangi bir mali desteğiniz olmadan iş dünyasına atılırsanız ve büyük şirketlerle rekabete girerseniz, içinizde geleneksel yolların dışına çıkma isteği olmalı; çünkü büyük şirketler sizin kurumsallaşmanızı engellemek için, sizi daha büyümeden bastırmak için ellerinden geleni yapacaktır.

Bu yüzden onları mahkemeye vermeyi isteyebilecek veya ayakta kalmak için her yolu başvurabilecek biri olmalısınız. Bu isteğin, yaşla birlikte ortadan kaybolacağına inanmıyorum. Kurduğumuz şirketlerin çoğu kendi sektörlerinde küçük şirketler. 300 farklı şirketimiz var ve her biri kendi alanında devlerle savaşıyor. Bu, daha eğlenceli bir yol.

 

İpek Cem: Bu da önemli tabii. Internet sayfanızda, Virgin Şirketler Grubu tanımlanırken ‘adeta bir risk sermayesi şirketi gibi yeni yatırımlar yapan bir şirket" tarif ediliyor. Bence bu, Virgin şirketlerini tanımlamak için ilginç bir ifade. Her zaman için iyi fikirler arıyorsunuz. Bir fikrin işe yarayıp yaramayacağı konusunda 30 saniyede karar verdiğinizi okumuştum. Eminim birçok girişimci size yeni fikirlerle geliyordur. Bu süreç nasıl işliyor?

 

Richard Branson: Evet... Virgin şirketlerinin çoğu, kapıma gelip "harika bir fikrimiz var" diyen insanların fikirleriyle kuruldu. Cep telefonu sektörüne girdik, çünkü Tom Alexander adında biri bir gün evime geldi. Kendisi daha önce bir cep telefonu şirketi için çalışıyordu ve gelip bana "Virgin, bu alanda çok güçlü bir marka olabilir ve ben de size deneyim sağlayabilirim" dedi. Ben de "Hadi bakalım... Bu işe girelim" dedim.

Ama biz sadece fikir aramıyoruz, o fikri gerçekleştirebilecek kabiliyette insanlar arıyoruz. Sonra o insanlara yatırım yapıyoruz, kendilerine şirketten hisse veriyoruz ve fikirlerini gerçekleştirmelerini istiyoruz. Türkiye'den bize gelip "harika bir projemiz var" diyen çok fazla insan olmadı. Ama bizim kapımız herkese açık ve insanların Türkiye'de Virgin markasıyla şirket kurma fikriyle geldiğini görmeyi çok isteriz.

 

İpek Cem: Bunu duymak çok güzel. Sizin gençliğinizde, 70'lerin başında ve hatta 60'ların sonunda dünya farklı bir yermiş. O dönemin gençliği siyasetle ve dünyayı değiştirme düşüncesiyle daha yakından ilgileniyordu. Bugün artık bir anlamda savaşların olmadığı ama dünyanın birçok farklı yerinde savaşa benzer durumların olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Gençlerin dünyayla ilgilenmelerini nasıl sağlayabiliriz? Gnçlerin hâlâ dünyayı değiştirmekle ilgilendiğini düşünüyor musunuz?

 

Richard Branson: 60'lı yolların sonunda, Vietnam Savaşı'na karşı çıkmak için sokaklarda yürüyorduk. Vietnam Savaşı'nı gençlerin bitirdiğini düşünüyorum. Bence Irak işgal edilmeden önce daha fazla insanın sokağa çıkması gerekirdi. Birçok insan sokaklara döküldü ama çok daha fazla insan sokağa çıksaydı, Amerikan ve İngiliz hükümetlerine bunun yanlış olduğunu ve Irak'ın işgal edilmemesi gerektiğini anlatabilirdik. Saddam Hüseyin'den başka yollarla kurtulabilirdik. Bir milyon insanı öldürmek ve sakat bırakmak zorunda kalmazdık. Bence insanlar seslerini daha çok duyurmalı. Liderlerimizin bir başka savaşın yaşanmasına asla izin vermemesini sağlamak için gençlerin daha aktif olması gerekiyor.

 

İpek Cem: Adınızı tüm dünyaya duyuran bir başka unsur da rekorlara imza attığınız maceralarınız. Bir sürat teknesiyle veya sıcak hava balonuyla maceraya atılıyorsunuz. Bunlar genellikle ölüm riski taşıyan rekor denemeleri. Sizi bu tür maceralara atılmaya iten şey nedir? Bir aileniz var ve bu maceralarla hayatınızı riske attığınızı biliyoruz.

 

Richard Branson: Gençliğimde, yani hayatımın başında bir karar verdim. "Hayır" demek yerine, "evet" demeyi tercih edecektim. "Hayır" yerine "evet" diyerek daha dolu ve daha zengin bir hayat yaşayacaktım. Bir başkasının balonla Atlas okyanusunu geçmesini izleyen ilk insan olmak yerine, Atlas okyanusunu balonla geçen ilk insan olmayı tercih ederim. Bir başkasının kendi gemisiyle uzaya giden ilk insanı izlemesi yerine, kendi gemimle uzaya giden ilk insan olmak isterim.

Bu, tabii ki önünüze daha fazla risk çıkarır ama hayat da risklerle doludur. Araba kullanmak bile risklidir. Bir arkadaşım, Steve Fossett, hayattayken harika maceralara atılmıştı ama bir süre önce öldüğünde, hayatını kaybetmesinin nedeni, atıldığı bir macera değildi. En azından hayatını dolu dolu yaşadı ve kendi sınırlarını zorladı. Tabii ki bu tür maceralara atılacaksanız, bunu mümkün olduğu kadar profesyonelce yapmaya ve sonra evinize dönmeye çalışırsınız. Ama hiç kimse risk almasaydı, dünya daha hüzünlü bir yer olurdu.

 

İpek Cem: Sizi Türkiye'de daha sık görmeyi umuyoruz. Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.

 

Richard Branson: Ben teşekkür ederim. Benim için zevkti.

 

Görüşme metinleri, orjinal bir metinden değil, sesli ve görüntülü televizyon röportajından deşifre edilerek yazılı hale getirilmiştir. İpek Cem ve NTV, işitme hatalarından, tercüme veya ses kayıplarından doğabilecek olası yanlışları engellemek için maksimum özen göstermektedir. Buna rağmen, deşifre ve tercümeden kaynaklanan anlam farkları ve hatalara rastlanması mümkün olabilir.